sözlük taranıyor…

almak

Anlamlar

-i
Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak
Sağ elinin çevik bir hareketiyle başındaki tülbendi çekip aldı.Necati Cumalı
nesnesiz
► satın almak
nesnesiz
Bir yeri ele geçirmek
Fakat aldıkları yerlerin ahalisini Türkleştiremediklerinden bu büyüklük onların zayıf düşmelerine sebep olmuş.Ömer Seyfettin
-i, -den
Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak
Çocuğu okuldan aldı.
·
Birlikte götürmek
nesnesiz
İçine sığmak
Bu kavanoz iki kilo bal alır. Bu salon bin kişi alır.
-e, nesnesiz
Kabul etmek; ahzetmek
nesnesiz
Bir şey kendine ulaştırılmak, iletilmek
Mektup almak. Haber almak.
nesnesiz
İçeri girmek veya sızmak
Gemi su alıyor. Fotoğraf makinesi ışık almış, film yanmış.
nesnesiz
Erkek, birisiyle evlenmek
O sırada aldığı kadının babasının birçok yardımını görmüştü.Memduh Şevket Esendal
-i, nesnesiz
Sürükleyip götürmek
Öküzü sel aldı, harmanı yel aldı.
nesnesiz
Bir şeyi kazanmak, elde etmek
nesnesiz
Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak
Ceza almak.
-i, nesnesiz
► kaplamak
Burayı kötü bir koku aldı, durulamaz hâle geldi.
-den
► kısaltmak
Ceketin boyundan almak.
nesnesiz
► yolmak
Kaş almak.
·
... ile temizlemek
Karyolanın altını süpürge ile al.
-e, -i
İçeri girmesini sağlamak
Sevdiği delikanlıyı gece evine almış.Necati Cumalı
nesnesiz
Tat veya koku duymak
Lena çoktan yemeği pişirmiş, ortalığı, insanı acıktıran bir koku almıştı.Yaşar Kemal
-i, -de
Yol gitmek, mesafe katetmek
O yolu bir saatte alırsınız.
-i, -den
Bir şey çalmak
Cebimden saatimi almışlar.
·
Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak
Dalağını aldılar.
nesnesiz
Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek
Savcı yardımcısı gaza bastı, motor almadı. Bir daha bastı, yine almadı.Haldun Taner
nesnesiz
Göreve, işe başlatmak
Yeni bir kapıcı aldı.
-den
Görevden, işten çekmek
nesnesiz
► başlamak
Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmurHalk türküsü
nesnesiz
İçecek veya yiyecekten bir parça içmek veya yemek
Tadına bakmak için bir yudum aldım.
nesnesiz, -den
Kazanç sağlamak
Bir pantolondan beş yüz lira alıyorlar.
·
Etkisini azaltmak
İçine biraz su koy, tuzunu alır.
·
Yer değiştirmek
Zıt Anlamlılar 2

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.