uydurmak
Anlamlar
-e, -i
Uymasını sağlamak; yakıştırmak
Gözlerini kilidi sökülmüş ve büyümüş anahtar deliğine uydurdu.Peyami Safa
-i
Hayal gücünden yararlanarak gerçek dışı bir şey söylemek, yakıştırmak; düzmek
Terzinin kendi sözünü yanlış anlamış olduğu hikâyesini uydurmuş olmalıydı.Abdülhak Şinasi Hisar
·
Yalan söylemek, düzmece laflar etmek
-i, teklifsiz konuşmada
Yolunu bulup elde etmek, sağlamak, bulmak, tedarik etmek
-i, kaba konuşmada
Cinsel birleşmede bulunmak
Eş Anlamlılar
19