yutmak
Anlamlar
-i
Ağızda bulunan bir şeyi yutağa geçirmek
·
Tam ve doğru söylememek
Bazı heceleri yutuyor.
·
Haksız olarak kendine mal etmek, zorbalıkla elinden almak
Sakarya'nın doğusunda Türk Ordusu da kıvrılarak bu canavarın Ankara'yı yutmasına mâni olmaya çalışıyordu.Halide Edip Adıvar
mecaz
İnanmak, aldanmak, kanmak
Bize numara yapma, yutacak enayi değiliz.Sermet Muhtar Alus
mecaz
Söylemek istediği bir sözü kendini tutarak söylememek
mecaz
İyice, eksiksiz olarak öğrenmek
Bazen üçer yüz sayfalık iki kitabı birden, yirmi dört saat zarfında hatmedip yuttuğu olurdu.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
mecaz
Işık, ses gücünü, parlaklığını azaltmak
Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor.Memduh Şevket Esendal
teklifsiz konuşmada
Dayanıp sesini çıkarmamak, katlanmak
Ben bu ağır sözleri yutmam.
Eş Anlamlılar
16