sözlük taranıyor…

basmak

Anlamlar

-e
Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak
Bastığın yerlerde güller açtı, sarıldı ayaklarına.Cahit Külebi
·
Küçük çocuk ayakta durabilmek
·
Bir şeyi üzerine kuvvet vererek itmek
Motor çalıştıktan sonra debriyaja basarsınız.Halide Edip Adıvar
-e, -i
Sıkıştırarak yerleştirmek
Peyniri küpe basmak.
-i
Bası işi yapmak; tabetmek
-i, nesnesiz
► kaplamak
Yollarını ot basmış, çamları yükselip saçaklarına el atmış olan bu büyük köşk.Memduh Şevket Esendal
-e, -i
Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak
Şuraya başparmağını bas, dediler, ben de bastım.Sait Faik Abasıyanık
-i
Bir yere baskın yapmak
Ölen kızın intikamını almak için köyü basıp yakmış.Etem İzzet Benice
·
Bir kimse bir yaşa girmek
On dokuz yaşına yeni basmış, ürkek ve utangaç bir kızdım.Azra Erhat
-i, nesnesiz
Duman, sis vb. bir yere çökmek
Şehri akşamüstü sis basmıştı.Sait Faik Abasıyanık
-i, nesnesiz
Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek
Pompa bozulmuş, suyu basmıyor. Otomobilin lastiğine hava basmak.
nesnesiz
Kümes hayvanı kuluçkaya yatmak
-i
Uygunsuz vaziyette yakalamak
nesnesiz, mecaz
Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak
Yüreğinin acısını duyuyordu. Sıkıntı basmış, terlemeye başlamıştı. İzin istedi.Yusuf Ziya Bahadınlı

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.