kaplamak
Anlamlar
-i
Her yanını örtmek; istila etmek
Her tarafı sessizlik kaplamış, ovalar, biten bir günün hüznü içinde susmuştu.Hamdullah Suphi Tanrıöver
·
Çepeçevre sarmak; kuşatmak, örtmek
Evlerin bir tarafını yol, üç tarafını da yine çam ormanları kaplar.Sait Faik Abasıyanık
·
Bir kabın, bir kılıfın, bir örtünün içine almak
Yorgan kaplamak.
·
Yayılıp doldurmak, etkisinde bırakmak; almak, basmak, bürümek, sarmak, tutmak
·
Bir yüzeyi döşemek, başka bir nesne ile örtmek
Dudaklarının üstünü kaplayan muntazam kesilmiş sert ve koyu siyah bıyıkları...Abdülhak Şinasi Hisar
·
Kaplama adı verilen ince ağaç levhaları, değişik yöntemlerle hazırlanmış yüzeylere yapıştırmak
·
Bir madeni bir başka madenle kimyasal bir yöntemle örtmek
mecaz
Bir kimsenin veya bir şeyin nitelikleri herkesçe bilinir olmak
Ünü cihanı kapladı.
mecaz
► doldurmak
Bulutlu düşünceler dimağını kapladığı sırada uzun siyah kirpikleri arasından iki şimşek çaktı.Ahmet Hikmet Müftüoğlu
Eş Anlamlılar
33