koymak
Anlamlar
-e, -i
Bir şeyi bir yere bırakmak, belli bir yere yerleştirmek
Öteki elini doktorun omzuna koydu.Sait Faik Abasıyanık
·
Bir kimseyi işe yerleştirmek, birine iş sağlamak
O kadar etkilenmiş ki beni de işe koymak için onlarla tanıştırmaya götürüyordu.Mehmet Emin Yeşil
·
Gitmesine engel olmamak, gitmesine izin vermek; bırakmak
İçeri kimseyi koymuyorlar.
·
► eklemek
Mal üstüne mal koymak için içi giden bir kişidir.Salâh Birsel
·
İmza, tarih, adres yazmak
·
Uyulması gereken kuralları belirlemek, ortaya çıkarmak; vazetmek
Orduda yaşayan manevi kuvveti de meydana koyuyor.Ruşen Eşref Ünaydın
nesnesiz
Etkilemek, dokunmak
Kendisinden yakışıklı ve ünlü olan bir adam için terk edilmiş olmak koyuyor olmalı ona.İnci Aral
·
Bir şey veya kimse için kullanmayı belirlemek, ayırmak
Giderlerini iki ay içinde yerine koydu.Necati Cumalı
·
Bırakmak, terk etmek
Eş Anlamlılar
42