sözlük taranıyor…

çıkarmak

Anlamlar

-den
Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak
-i
Sonunu getirmek
Hacı Bey, ayazın tükürük dondurduğu bir gün, yakacak sıkıntısından konuşulurken, ‘Eee Ali Emmi, biz bu kışı zor çıkarırız' demişti de...Tarık Buğra
-i
Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek
Nereden geliyordu, akşam olunca hangi yöne gidiyordu, bir türlü çıkaramadım.Yaşar Kemal
-i
Bulmak, ortaya koymak
Sultanahmet Camisi'nde vaaz veren hocanın bile yanlışını çıkarmış...Aziz Nesin
-i
► anımsamak
Adamı nereden tanıdığımı tam olarak çıkarmaya çalıştım.Necati Cumalı
-i, -den
Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek
Şimdilik bana karşı çok efendice davranıyor, beni rahat bırakıyor ama yarın ve daha sonra bu sabrının acısını benden çıkarmak istemeyecek mi?Muazzez Tahsin Berkand
-i, -den
Sağlamak, elde etmek
Allah adama kuvvet verirse rızkını taştan çıkarır.Ahmet Kutsi Tecer
-i, nesnesiz
Gibi göstermek, bir davranış yüklemek
İçine kapanık, uysal, karşılaştığı sevindirici olayları başkalarının iyiliğiyle açıklayıp ters giden her işte kendini suçlu çıkaran bir insandı.Necati Cumalı
-i
► kusmak
Sonunda dayanamayıp o gece ne yediyse çıkardı.İhsan Oktay Anar
·
İlgisini keserek uzaklaştırmak
-i
Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak
İhtiyar hatun, onun ayakkabılarını ve ceketini çıkarıp çekilip gitmişti.Sait Faik Abasıyanık
-i
► yayımlamak
Gençlerin tenkitlerini gördü, yeni çıkardıkları edebiyat tarihlerini karıştırdı.Orhan Seyfi Orhon
-i
Bir şeyi temizlemek
Üstünde kahverengi bir sandık lekesi vardı. ‘Bu leke çıkar mı?’ diye sordum gömleği satan ihtiyar kadına.Mina Urgan
nesnesiz
Ortaya koymak
İşin aslı, bu hikâyenin çok daha ötesinde iyi bir iş çıkardım.Adem Dönmez
-e, nesnesiz
İkram etmek
Konuklara çerez çıkardı.
-e, -i
► göstermek
Sosyeteye bir ustabaşıyı kocam diye çıkaracaksın.Memduh Şevket Esendal
-i, -le
Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak
Yeni öğrendiği bir tangoyu piyanoda tek parmakla çıkarmaya çalışan İlhami...Haldun Taner
nesnesiz
► boşaltmak
Karşıki kıyıda yün denkleri çıkaran gemiye haykırdık, işaretler ettik.Refik Halit Karay
nesnesiz
Resim yapmak
nesnesiz
Fotoğraf çektirmek
-i, mecaz
Bir şeyi açık etmek
Bu dedikoduyu ortaya mutlak bizim arkadaş çıkarmıştır.Osman Cemal Kaygılı
-i, -den, matematik
Bir sayıyı başka bir sayı kadar eksiltmek; tarh etmek
Zıt Anlamlılar 2
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.