çarpmak
Anlamlar
-e
Hızla değmek, vurmak
Eşiği aştım, içeri girdim, ortada duran uzun bir masaya çarptım.Ayla Kutlu
-i
Etkisiyle birdenbire hasta etmek
Güneş çarpmak. Kömür çarpmak.
-i
Varlığına inanılan bir gücün öfkesine uğramak
Yeşildirek'te yatan evliya hepinizi çarpar.Kemal Tahir
-i
El çabukluğu ile çalmak, dolandırarak elde etmek
Köprüden denizi seyredenlerin cüzdanını hep çarparlar.Burhan Felek
-i
Kurnazlıkla ele geçirmek
İhtiyarın üç aylıkları aldığı günler çıkagelir, allem edip kallem edip zavallının yarı maaşını çarpar kaçar.Haldun Taner
nesnesiz
Kalp, hızlı hızlı vurmak
-i, -le, matematik
Biri çarpılan, öbürü çarpan denilen iki sayı verildiğinde çarpanı çarpılandaki birim kadar çoğaltarak "çarpım" adı verilen bir üçüncü sayıyı elde etmek; darbetmek
-i, mecaz
Çekiciliğiyle etkilemek, şaşırtmak
Güzel halk türkülerinde beni çarpan şey bunların hepsinin arkasında bir vaka, bir macera, nihayet bir insan bulunmasıdır.Bedri Rahmi Eyüboğlu
Eş Anlamlılar
17