yetiştirmek
Anlamlar
-e, -i
Birini, bir şeyi gitmekte veya gitmek üzere olan bir kimse veya şeye ulaştırmak, ulaşmasını sağlamak
·
Vaktinde hazır olmasını sağlamak, tamamlamak, bitirmek
Kitabı önümüzdeki aya yetiştireceğim.
·
Birini gerekli bir iş için tam zamanında bir yere götürmek
Hastayı doktora yetiştirmek.
·
Geliştirip büyütmek
Evlerinin bahçesinde bir iki elma, erik ağacı yetiştirirler.Necati Cumalı
·
İletmek, duyurmak
·
Sağlayıp vermek
Bir sakallı garson ahaliye boyuna su yetiştiriyor.Reşat Nuri Güntekin
-i
Yetmesini sağlamak
Cephemiz susuz, kuru ekmek ve benzini güç yetiştiriyoruz.Falih Rıfkı Atay
-i
Aceleyle ulaştırmak
-e, mecaz
Söylenmemesi gereken bir şeyi birine hemen söylemek
Hiç kalır mı? Ertesi gün valiye yetiştirdiler.Memduh Şevket Esendal
-i, mecaz
Gelişip büyümesini sağlamak, büyümesine özen göstermek; beslemek, büyütmek
Munise'yi güzel ahlaklı bir kadın olarak yetiştirecektim.Reşat Nuri Güntekin
-i, mecaz
Eğitim, öğrenim sağlamak
Eş Anlamlılar
26