bulmak
Anlamlar
-i
Bir şeyle, bir kimseyle arayarak veya aramadan karşılaşmak
Kafam her an bir konu bulmak için binbir çeşit şeye müracaat ediyor.Halide Edip Adıvar
·
Bir şeyi elde etmek
·
Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek
Paramı buldum.
·
► keşfetmek
Şu kuvvetin, cevherin sırrını bulmaya çalışıyorum.Sait Faik Abasıyanık
·
İcat etmek
·
İstenilen şeye kavuşmak
Kadınlık namına düşündüğüm şeylerin hiçbirini karımda bulamadım.Ömer Seyfettin
·
Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak
Böylece yılın ortasını bulduk.Refik Halit Karay
·
Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak
Ben de bunu akıllıca buldum.Memduh Şevket Esendal
·
Uygun görüp seçmek
Bazen onlara yeni ve güzel kıyafetler buluyor.Halide Edip Adıvar
·
Bir şeyi temin etmek
Sen otur ye, ben yatarken, kendim bir şeyler bulur, yerim.Sait Faik Abasıyanık
nesnesiz
Cezaya uğramak
Eden bulur ağam, eden bulur.Aka Gündüz
·
► anımsamak
Bir türlü bulamadım caminin ismini dersem inanır mısınız?Sait Faik Abasıyanık
nesnesiz
Bir şeyi belirlemek
Süleyman bu Rum gencine bir de Müslüman isim buldu.İsmail Metin
Eş Anlamlılar
34
Zıt Anlamlılar
1