sözlük taranıyor…

sürmek

Anlamlar

-e, -i
At, araba vb. için yönetip yürütmek, sevk etmek
Azapların güneş görmeyen, erkeklerden saklanan güzel kızları şimdi üstlerine eski elbiselerini giymişler, başlarına yırtık şallarını örtmüşler, kimisi araba sürüyor, kimisi yerde yürüyor.Müstecib Ülküsal
·
Başlamış bir iş veya durum devam etmek
·
Önüne katıp götürmek
Koyunları sürmek.
·
Uzatmak, ileri doğru itmek
Kahveyi ısıtıyor, suyu dolduruyor, cezveyi sürüyor, fincanı boşaltıyor.Memduh Şevket Esendal
·
Dokundurmak, değdirmek
Yüzümü saçlarına sürmek için başımı eğdim.Hüseyin Cahit Yalçın
·
Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer veya ülkeye göndermek; nefyetmek
Mütarekede İngilizler onu Malta'ya sürdüler.Yusuf Ziya Ortaç
·
Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek
Avucuna doldurup kokluyor; ensesine, şakaklarına, boynuna sürüyor.Refik Halit Karay
ticaret
Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak
Satılamayan ne kadar bayat, bozuk mal varsa pansiyonerlere sürerler.Hüseyin Rahmi Gürpınar
·
Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak
-i
Herhangi bir durum içinde bulunmak
Dört duvar arasında bir memur hayatı sürüyordu.Yusuf Ziya Ortaç
-i
Pulluk veya sabanla toprağı işlemek
Öküzünün biri ölünce tarlasını süremedi.Ömer Seyfettin
nesnesiz
Olmaya devam etmek
Baygınlığım ne kadar sürdü bilmiyorum.Aka Gündüz
nesnesiz
Zaman geçmek
Çok sürmez, her şey düzelir.
nesnesiz
Zaman almak
Her odanın ziyareti bir saat sürmüştü.Ahmet Haşim
bitki bilimi
Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek
Bu gölgeli yerlerde otlar bütün bir yaz mevsimi yeniden yeniye sürer, rutubetli toprakta bir bir arkasına yoncalar fışkırır, çayırlar kabarırdı.Refik Halit Karay
nesnesiz
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak
-i, -den
Kovmak, kovalamak, uzaklaştırmak
·
Pencere, kafes kanatları bir tarafa iterek açmak veya kapamak

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı