yağdırmak
Anlamlar
-i
Yağmasını sağlamak
nesnesiz
Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak
Turhan mütemadiyen babasına, amcasına mektuplar yağdırıyor.Ahmet Hikmet Müftüoğlu
nesnesiz
Vermek, söylemek
Cemal Paşa, çılgın, Adana'ya, Afyon'a şiddetle emirler yağdırıyordu.Falih Rıfkı Atay
-e, nesnesiz, mecaz
Bol miktarda vermek, sağlamak
Bu fabrika piyasaya kumaş yağdırdı.
nesnesiz, mecaz
Çok sayıda ortaya koymak, sürmek
Çorbada tuzum bulunsun diyen para, eşya yağdırmıştı.Tarık Buğra
Eş Anlamlılar
12