sözlük taranıyor…

çimlenmek

Anlamlar

nesnesiz
Tohum çim hâline gelmek
Böyle böyle günler, geceler geçmiş. Tohumlar çimlenmiş, filizler büyümüş.Güneş Çiğdem
·
Çimle kaplanmak
Binanın etrafındaki saha çimlenmiş, yeşil bir kadife hâlini almıştı.Uygur Kocabaşoğlu
·
Üzerinde çim bitmek
Evin giriş basamak çevreleri pek ayak değmediği için çimlenmişti.Faruk Şahin
·
Patates, soğan vb. ürünlerin üzerinde filiz oluşmak
Kaymaz nahiyesindeki Biçer istasyonunda yüzlerce ton mahsulün filizlenmek, çimlenmek üzere olduğunu, etrafa saçılıp dağıldığını…Murat Metinsoy
-den, mecaz
Yiyeceklerden azar azar alıp yemek
Tuzlu bademler, fıstıklar, fındıklar, kızarmış sucuklar, küçük börekler, tarama gibi şeylerden çimleniyorum.Burhan Felek
·
Yeni bir oluşum, düşünce biçimi doğmak
Gönlünde bir başka cihan çimlenmişti, orada dünya malı yeşermezdi.Mustafa Necati Sepetçioğlu
-den, teklifsiz konuşmada
Kendinin olmayan şeylerden biraz yarar sağlamak
Bu büyük eserler kiminse onların adını yazmak yeter; üst tarafı ancak bu şöhretlerden çimlenmek isteyen şeref düşkünlerinin tenezzül edecekleri alçalmadır.Muhsin Ertuğrul
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.