sözlük taranıyor…

dökülmek

Anlamlar

nesnesiz
Dökme işi yapılmak veya dökme işine konu olmak
Bekliyorum. Bir gül döküldü vazoda / Bekliyorum. Ses yok ölgün piyanodaHalit Fahri Ozansoy
·
Yaprak, saç, diş, sıva bağlı bulunduğu yerden veya organdan kopup düşmek
·
Kumaş dökümlü olmak
·
Bir işi, bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik olmak
-e
Bir yere düşmek
Bizim motor ikiye bölünüp suya döküldüğümüzde dört kişiydik.Zeyyat Selimoğlu
·
Çıkmak, ortaya konulmak
Âdeta düşünmeksizin kaleminden masal sahnelerine benzeyen dağ, dere, uçurum resimleri dökülüyordu.Reşat Nuri Güntekin
·
Bir şey kaplamak, yayılmak
Duvarlar bütün ışıkları yutuyor, halkın üstüne bir toprak rengi dökülüyor.Memduh Şevket Esendal
-e
Salınmak, serbest bırakılmak
Saçlarını arkaya atıp ensesine dökülen buklelerini kabarttı.Haldun Taner
-e, mecaz
Kır, sokak vb. yerlerde insanlar çokça birikmek
Bahar o sene erken gelmiş, herkes tarlalara dökülmüştü.Sait Faik Abasıyanık
mecaz
Çok eskimiş olmak, değerini ve güzelliğini yitirmek
Yaşayan, var olan her şey eskiyip dökülecek.Bedri Rahmi Eyüboğlu
mecaz
Çok yorgun, hasta olmak
Erkek arıların takatleri kesilmeye başlar, bir bir dökülür, ölür giderler.Tarık Buğra
coğrafya
Akarsular, göl veya denize akmak

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.