sözlük taranıyor…

kırmak

Anlamlar

-i
Sert şeyleri vurarak veya ezerek parçalamak
Taşları kırmak. Bardağı kırmak.
·
İri parçalara ayırmak
nesnesiz
Belirli bir biçimde katlamak
Forma kırmak.
·
Öldürmek, yok olmasına neden olmak
Bu yıl soğuk, hayvanları kırdı.
·
Tavlada karşı oyuncunun pulunu oyun dışında bırakmak
·
Vücut kemiklerinden birini parçalamak
Ayol, yapma, gel, düşüp bir yerini kıracaksın!Osman Cemal Kaygılı
·
Tahılı iri ve kaba öğütmek
-e
Hareket durumundaki canlının veya taşıtın yönünü değiştirmek, çevirmek, döndürmek
Ne tarafa doğru meyil varsa gidonu o tarafa doğru kıracaksınız ki bisiklet doğrulsun.Burhan Felek
mecaz
Dileğini kabul etmeyerek veya beklenmeyen bir davranış karşısında bırakarak gücendirmek; yaralamak
Bazen bir kelimenin, bir ses tonunun sevdiğimiz bir insanı kırdığını görürüz.Mehmet Kaplan
mecaz
Yok etmek
Bir gündüz olsa belki bu derdi kıracağım / Yoksa bu sensizlikten artık çıldıracağımEnis Behiç Koryürek
mecaz
Gücünü, etkisini azaltmak
Birkaç gün evvel yağan yağmur sıcağı kırmamış.Burhan Felek
argo
Kaçmak, uzaklaşmak
nesnesiz, ticaret
Değerinden düşük fiyata almak
Bono kırmak. Çek kırmak.

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.