kapamak
Anlamlar
-i
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek
Hasan, yıldırımla vurulmuş gibi hemen kapıyı kapadı, kaçtı.Halide Edip Adıvar
·
Hava bulutlarla kaplanmak, sıkıntılı bir hâl almak
·
Bir şeyin görünmesine engel olmak; örtmek
Bu yapı manzarayı kapadı.
·
Geçişi engellemek
Kar yolu kapamıştı.
·
Tıkamak, içini doldurmak
Çukuru kapamak.
·
Su, elektrik gelişini kesmek
Elektriği kapadı.
·
Çalışamaz, görev ve iş yapamaz duruma getirmek
Fabrikayı kapamışlar. Gazeteyi kapadılar.
·
Üzerinde durmamak, bir şey üzerinde konuşmayı bırakmak
O konuyu kapayalım.
·
Bir yere sokup dışarı çıkmasına engel olmak; hapsetmek
Zengin kadını tımarhaneye koymadılar, buraya, çiftliğe getirip kapadılar.Hüseyin Rahmi Gürpınar
·
Ortalıktan alıp saklamak
Vurguncular kumaşları kapamışlar.
·
Karşılamak, denk gelmek
Bu ikramiye borçlarımı kapar.
Eş Anlamlılar
26
Zıt Anlamlılar
1