sözlük taranıyor…

kurmak

Anlamlar

-i
Makine, cihaz, mobilya vb.ni oluşturan parçaları birleştirerek bütün durumuna getirmek; monte etmek
Geniş çöl ufukları arasında çadırlarımızı kurduk.Falih Rıfkı Atay
·
► hazırlamak
Kurduğu sofraya, yaptığı salataya git de bak!Refik Halit Karay
·
Yaylı, zemberekli şeylerde yayı veya zembereği germek
Çocukça bir sevinçle kurduğun çalar saatleri çalıp duruyor.Haldun Taner
·
Gereken şartları hazırlayıp kendi kendine olmaya bırakmak
Turşu kurmak.
·
Etkisi ve önemi geniş şeyler meydana getirmek; tesis etmek
Dünyanın en büyük imparatorluklarını kuran kimlerdi?Orhan Seyfi Orhon
·
Yapmak, inşa etmek
Çirkin yapıları örtecek güzel yapılar kuralım.Nurullah Ataç
·
Yapmak, oluşturmak
ticaret
Ortaklık sağlamak
·
Belli bir işte beraber çalışacak kimseleri belirlemek
Teşkilatı ilçede sevilip sayılan bir avukat kurmuştu.Tarık Buğra
·
Bir araya getirmek, toplamak
Divan kurmak.
·
► düşünmek
Yalnız hayalle geçiniyorum, ben yalnız hayal kuruyorum.Sait Faik Abasıyanık
·
Aklına koymak
O gitmeyi bir kez kurdu mu artık durmaz.
·
Zihinde büyütmek
Bayram Ağa, uşakların söylediklerini kurdukça kurdu.Halide Edip Adıvar
·
Sağlamak, oluşturmak
Dostluk kurmak. İlişki kurmak.
mecaz
Bir kimseyi dedikodu veya telkinlerle başkasına karşı öfkelendirmek
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.