ayırmak
Anlamlar
-e, -i
Bir bütünü kendi içinde parçalara bölmek
Elmayı dörde ayırmak.
-e, -den
Bir bütünden bir parçayı herhangi bir amaçla bir tarafa koymak
Günün fıkralarından bu kitaba ayırdıklarım pek azdır.Falih Rıfkı Atay
·
Bir yeri bir engelle bölmek
-i, -den
Birbirinden uzaklaştırmak; fasletmek
Paraydı bunlar, anayı kızdan ayıran.Orhan Kemal
-i
Nitelik değişikliğini anlamak, fark etmek
-i, -den
İki veya daha çok kimse arasındaki anlaşmayı, uzlaşmayı bozmak
Karıyı kocasından ayırmak.
-i, -den
Farklı davranmak, ayrı tutmak
·
Bir şey veya yeri bir kimsenin hizmetine hazır tutmak; tahsis etmek
Odayı çocuklara ayırmak.
Eş Anlamlılar
46
Zıt Anlamlılar
1