sözlük taranıyor…

karışmak

Anlamlar

-e
İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek
Araba sallana sallana içim bağrım birbirine karıştı.Hüseyin Rahmi Gürpınar
·
Düzensiz, dağınık olmak
Yanıma her tarafı titreyerek sapsarı, sakal bıyığa karışmış bir hâlde geldi.Refik Halit Karay
nesnesiz
Duruluğunu yitirmek; bulanmak
Hava birden karıştı. Zihnim karıştı.
nesnesiz
Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek
Kaymakam işin karıştığını anlayarak...Memduh Şevket Esendal
·
Müdahale etmek
Sokakta herkes kadın kıyafetine karışmak hakkını kendinde görürdü.Falih Rıfkı Atay
·
Engellemek, araya girmek
·
Bir araya gelmek, katılmak
Bingazi'deki muharebeye karışmak için beraber yola çıktığım arkadaş Kahire'de hastalanmıştı.Ömer Seyfettin
·
İlgilenmek, el atmak
Ben, dedim, başkalarının soyadlarına nasıl karışabilirim?Memduh Şevket Esendal
·
Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak
Bu işe belediye karışır.
·
► karılmak

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.