sözlük taranıyor…

akmak

Anlamlar

-den
Sıvı maddeler veya çok ince taneli katı maddeler bir yerden başka bir yere doğru gitmek
Eskiden Sakarya, bu köprünün altından akarmış.Sait Faik Abasıyanık
·
Sıvı maddeler aşağıya yönelmek
·
Sıvı madde bir yerden çıkmak; süzülmek
nesnesiz
Bir kap veya bir yer içindeki veya üstündeki sıvıyı sızdırmak
Dam akıyor.
-e
Art arda ve toplu olarak gitmek
Öfkeli insanlar, el ele, omuz omuza Taksim'e doğru akıyorlardı.Yusuf Ziya Ortaç
nesnesiz
Kumaş yıpranıp iplikleri erimeye başlamak
Çarşafın kumaşı da yer yer akmış, buruşmuştu.Refik Halit Karay
nesnesiz
Boya birbirine karışmak
-le
Sürüp gitmek
Nedim divanında bir kaside vardır, müjgân üstüne, hicran üstüne, umman üstüne kafiyeleri ve redifleriyle akar.Yahya Kemal Beyatlı
nesnesiz, mecaz
Zaman çabuk geçmek
nesnesiz, argo
Çabucak savuşmak, ortadan kaybolmak
·
Kayıp gitmek
Bir yılan aktı, yol boyunca akıyor, yolun kıyısından, önden.Yaşar Kemal

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.