sözlük taranıyor…

kabarmak

Anlamlar

nesnesiz
Ağırlığı artmadan hacmi büyümek
Ekmek iyi kabardı.
·
Yağışlardan veya kaynamaktan taşmaya yüz tutmak
Çay birdenbire kabararak şosenin rampalarını aşar ve epeyce zararlara sebep olur.Reşat Nuri Güntekin
·
Niceliği artmak, büyümek
Masraf kabardı.
·
Cilt üzerinde kabarcıklar oluşmak; börtlemek
İhtiyarın zayıf damarları kabarmış kıllı elleri dizlerinin üstündeydi.Peyami Safa
·
Hayvanların tüyleri dikilmek
·
Kumaş üzerinde pürüzler oluşmak
Bu kumaş çabuk kabardı.
·
Islanıp veya ısınıp yerinden kurtulmak
Masanın kaplaması kabardı.
·
Deniz dalgalanmak, büyük dalgalar oluşmak
mecaz
Öfke, sevgi vb. duygular gittikçe güçlenmek
Bu olayı duyunca delikanlının yüreği öç alma duygusuyla kabarır.Necati Cumalı
-e, nesnesiz, mecaz
Kafa tutmak, öfkelenip üstüne yürüyecek gibi davranmak
mecaz
Böbürlenmek, gururlanmak
Kumandan, atını şahlandırarak hurra hurra diye kendisini alkışlayan keyifli halka boyun kırarak kabarıyordu.Ömer Seyfettin
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı