kaçmak
Anlamlar
-e
Hızla koşup bir yere saklanmak
Bir tehlike sezdiğin anda hemen eve kaçarsın.Hüseyin Rahmi Gürpınar
nesnesiz
Kimseye bildirmeden bulunduğu yerden ayrılmak; firar etmek, gazlamak
Silahını hatta başındaki şapkasını bırakıp kaçıyor.Ruşen Eşref Ünaydın
-den
Kendini göstermemek, rastlaşmamaya çalışmak
Alacaklıdan kaçmak.
-den
► kaçınmak
Ben zahmetten kaçmam.
-den
Gaz, sıvı vb. şeyler sızmak
Kazandan islim kaçıyor.
nesnesiz
İpi kopmak
Çorabım kaçtı.
-e, nesnesiz
► girmek
Kulağına su kaçmış.
·
Bir yana doğru kaymak
Odanın halısı biraz sağa kaçmış.
nesnesiz
Görünmeden gitmek; savuşmak, sıvışmak
Belki sirayet eder diye korkacaklar ve kaçacaklar.Burhan Felek
nesnesiz
Hızlı koşmak
Biletlerini memurun elinden kaptı, kaçar gibi gişeden uzaklaştı.Necati Cumalı
nesnesiz
Yok olmak
Neşesi kaçmak.
·
Benzemek, andırmak
Bu mavi yeşile kaçıyor.
·
Kaçgöçe uymak
Gelin bir evde kayınbabasından kaçar, güveyi, baldızının yüzünü tanımazdı.Refik Halit Karay
-den
Kız veya kadın yasalara ve aile isteklerine karşı gelerek evlenmek için evinden ayrılmak
-i
Rengi ağarmak
-den, spor
Yarışçı diğerlerinden hızla ayrılıp arayı açmak
spor
Futbol ve basketbolda engelleyen adamdan kurtulmak veya pas alabilmek için boş alana koşmak
Eş Anlamlılar
40