sözlük taranıyor…

yetişmek

Anlamlar

-e
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak
Gâvur Ali kahvedeki cemaate hiçbir şey söylemeden küçük çobanla uzaklaştı, bir nefeste ağıla yetişti.Ömer Seyfettin
·
Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak
Bu giysi yarına yetişmeli.
·
Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak
Öteki tünelle gelseler de vapura yetişeceklerini bilirlerdi.Abdülhak Şinasi Hisar
·
Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak
Kadınlar, derme çatma ayakkabılarıyla onlara zor yetişebiliyorlardı.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Değmek, uzanıp dokunabilmek
Ben o dala yetişemem. Bu ip kuyunun dibine yetişmez.
·
Vakit bulmak, yapabilmek
Ben bu kadar işe yetişemem.
nesnesiz
Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek
Bu kadar nezaket ve iltifat yetişmez miydi?Orhan Seyfi Orhon
·
Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak
Bol zamanıma yetişti de ben onu böyle şımarık büyüttüm.Peyami Safa
·
Gelişip büyümek
Şu Marmara kıyılarında o sene bol meyve yetişmişti.Sait Faik Abasıyanık
-de
Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek
Akşam gazetesi, yurt aydınlarıyla konuşarak bizde niçin yazar yetişmediğinin sebeplerini araştırdı.Orhan Veli Kanık
·
İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek
·
Yardım etmek, yardımına koşmak
Tam o sırada talih imdadıma yetişti.Refik Halit Karay
mecaz
Ortaya çıkmak

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.