büyümek
Anlamlar
nesnesiz
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek
Büyür güzellikleri, vücutları, kısmetleri / Çocuklar uyurken.Fazıl Hüsnü Dağlarca
·
Belli bir yaşa gelmek
İhtiyar Süleyman Çavuş'un ellerinde büyüdüm.Aka Gündüz
·
Yaşı artmak; yaş almak
Fakat büyüdükçe o kadar sevdiği bu oyunlara veda etmek lazım gelecekti.Ömer Seyfettin
·
Şiddeti artmak
İkinci de okuduktan sonra kavga büyüdü.Memduh Şevket Esendal
·
Sayıca artmak
·
► genişlemek
Barbarosların ülkesi büyüdükçe büyüyordu.Feridun Fazıl Tülbentçi
mecaz
Önem ve değer kazanmak
Eş Anlamlılar
21