saklamak
Anlamlar
-i
Elinde bulundurmak, tutmak
Sarayın sükûnu bir kederli muammayı saklar gibi ağırdı.İbrahim Alâeddin Gövsa
-i, -de
Kaybolmaması, görünmemesi için gizli bir yere koymak, kaldırmak; hıfzetmek
Paralarını kasada saklıyor.
·
Görünmesine engel olmak, ortalıkta bulundurmamak
-i, -de
Bozulmadan doğal durumları ile durmasını sağlamak; muhafaza etmek
Eti buzdolabında saklamak. Peyniri tuzlu suda saklamak.
-i, -den
Gizli tutmak, duyurmamak
Batı, o büyük kaynaktan sık sık faydalanır ama iktibaslarını titizce saklar.Cemil Meriç
-e, -i
Birine vermek için ayırmak
Bu kitabı size sakladım.
nesnesiz, mecaz
Korumak, esirgemek
Allah saklasın.
Eş Anlamlılar
25