dar
Anlamlar
sıfat
İçine alacağı şeye oranla ölçüleri yetersiz olan; sıkı, geniş ve bol karşıtı
Bütün gece eski kentin dar sokaklarında dolaştım.Adalet Ağaoğlu
·
Genişliği az veya yetersiz olan; daraç, ensiz, mikro
Dar ayakkabı.
·
Az, sınırlı olan; ölçülü
Dar ve alıştığımız çerçeve içinden çıkmak bizi şaşırtacağı için onu istemeyiz.Asaf Halet Çelebi
mecaz
Sıkıntılı olan
Dar bir gün gelmiş, birinden üç beş kuruş almışım, bundan ne çıkar?Memduh Şevket Esendal
mecaz
Yetersiz olan
Bazıları mefkûrenin enginliğini ve azametini tamamıyla kavrayamayacak derecede dardırlar.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
zarf
► ancak
En sonra, pek çok sıkılan çocukların zoru ile akşam altı postasına dar yetiştiler.Memduh Şevket Esendal
Eş Anlamlılar
48
Zıt Anlamlılar
2
Kelime ağı & Deyimler
dara boğmakdara düşmekdara gelmekdara getirmekdarda bulunmakdarda kalmakdar etmekdar etmek (veya bulmak)dar gelmekdar kaçmakdar açıdar aralıkdarboğazdar boğazdar darınadar gelirlidar görüşlüdar hatdar kafalıdar paçadar ünlüdar vakitdar zamandara dardarı darınagönlü darhavsalası dariçi darufku daryüreği dar