geniş
Anlamlar
sıfat
Eni çok olan; enli, gen (I), vâsi
Geniş, bomboş bir taşlığın serin, rutubetli küf kokusu duyuldu.Peyami Safa
·
Alanı büyük olan; makro, dar karşıtı
Bu ağaç, bir geniş bostan duvarının dış tarafında idi.Osman Cemal Kaygılı
·
Bol olan (elbise)
·
Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın olan; makro
Geniş anlamlı.
mecaz
Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat olan
Besbelli geniş, olabildiğince umursamaz görünmek istiyordu.Attilâ İlhan
mecaz
Çok fazla
Geniş iş alanları sağlandı.
Eş Anlamlılar
42
Zıt Anlamlılar
1