sözlük taranıyor…

sıkı

Anlamlar

sıfat
► dar (I)
Sıkı bir kemer.
·
İyice sıkıştırılmış, doldurulmuş; tıkız, gevşek olmayan
Sıkı bir denk.
·
Zorlu, güçlü ve etkili
En sıkı ve katı bir merkeziyet sistemi, bugün diğer faaliyet merkezlerini bloke edebilir.Burhan Felek
·
Dikkatli, titiz ve göz yummadan uygulanan
Ankaralılarla münasebetlerinde her zaman sıkı bir ahlak ve seviye kontrolüne tabi tutuldu.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
► katı (I)
·
► yoğun
Samsun'a geldiğimi ve kendisiyle daha sıkı temasta bulunmak istediğimi bildirdim.Atatürk
zarf
Sıkıca, iyice
Ağzını da sıkı tut demeye lüzum görmüyorum.Samim Kocagöz
isim
Zorlayıcı durum
Sıkıya gelmemek. Sıkıyı görünce kaçtı.
isim
Ağızdan dolma ateşli silahlarda, barut ve kurşunun üstünden namluya sokulup bastırılan bez ve kâğıt parçaları vb. şeylerin tümü
İlk sıkıyı babam attı.Samim Kocagöz
·
Güçlü ve çabuk, hızlı
Karabalçıklı çiftliği, kasabadan sıkı yürüyüşle bir saat çeker.Reşat Nuri Güntekin
Zıt Anlamlılar 1

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.