dövmek
Anlamlar
-i
Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak; benzetmek, girişmek, hırpalamak, pataklamak, silkelemek, sopalamak, ufalamak
Harp Divanına vermeden önce şurada kemiklerini kırıncaya kadar bir dövsem!Halide Edip Adıvar
·
Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek
-de
Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek
Döveçte karabiber dövmek.
·
► çırpmak
·
Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek
Demiri tavında dövmeli.
·
Topa tutmak
Gemi kaleyi dövdü.
·
Çarpmak, sertçe dokunmak
Ayakları ile suyu dövüp ürküttüğü balığı gagası ile havalandıran beyaz pelikan.Sait Faik Abasıyanık
nesnesiz
Davul vb.ni çalmak, vurmak
Eş Anlamlılar
37