sert
Köken katmanları
Köken
Farsça serd
Anlamlar
sıfat
Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan; bek (I), berk, pek, katı (I), yumuşak karşıtı
Sert tahta.
·
Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen
Tabakanın sert yaylı kapağını tak diye kapatıyor.Tarık Buğra
·
Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı
Sert iklim. Sert hava.
·
Güçlü kuvvetli
Kapıyı kapadı, döndü, sert adımlarla ilerledi.Memduh Şevket Esendal
·
Etkisi şiddetli ve keskin olan, hafif karşıtı
Sert içki.
·
Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan
Birçokları beni dik ve sert olduğum için belki sevmiyorlardı.Memduh Şevket Esendal
·
Gönül kırıcı, katı, ters olan
zarf
Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde
Ben de ona bile bile sert çıkıştım.Ahmet Kabaklı
mecaz
Hırçın, öfkeli, hiddetli olan
Zaten Atatürk'ün ne vakit öfkesine kapılarak herhangi bir kimseye karşı herhangi bir sert harekette bulunduğunu kim hatırlar?Yakup Kadri Karaosmanoğlu
mecaz
Titizlikle uygulanan; sıkı
Sert bir yönetim.
dil bilgisi
► tonsuz
Eş Anlamlılar
44
Zıt Anlamlılar
2