sallamak
Anlamlar
-i
Düzenli bir biçimde ve hep aynı doğrultuda hareket ettirmek; sallayıvermek, ırgamak
Sen yine anahtarını çıkar, salla, eğlendir.Halide Edip Adıvar
·
► sarsmak
mecaz
Beklenmedik bir başarı kazanmak
Seçimlerde Ankara'yı salladı.
mecaz
Uydurmak, kafadan atmak
mecaz
Zor durumda bırakmak
argo
Bir işi sürekli olarak başka bir zamana ertelemek, savsaklamak
Ev sahibinin gözünü boyarım, kalan borcu bir müddet daha sallarım diyordu.Sermet Muhtar Alus
nesnesiz, argo
Vurmak, atmak
Sokaktan geçen bir adam, bunları ayırdı, ikisine birer tokat salladı...Memduh Şevket Esendal
Eş Anlamlılar
20