oynatmak
Anlamlar
-i
Oynamasını sağlamak
Bir curcuna havası söyledi ve salondakilerin hepsini oynattı.Peyami Safa
·
Kımıldamasına yol açmak
Elindeki kamçıyı oynatarak güneş altında yanan ovalarda gözlerini gezdirdi.Memduh Şevket Esendal
nesnesiz
Herhangi bir canlıya istenilen hareketleri yaptırmak
Ayı oynatmak.
nesnesiz
Bir araç, gereç kullanmak
Akıllı bir adam mermer üzerinde keser oynatır mı?Ömer Seyfettin
nesnesiz
Aklını yitirmek
Sizinle iki gün daha çalışsam aklımı oynatabilirim.Falih Rıfkı Atay
mecaz
Korkutmak, heyecanlandırmak
mecaz
Herhangi bir ödevi yerine getirmeyerek karşı tarafı düzenle oyalamak
Borçlu alacaklıyı iki aydır oynatıyor.
nesnesiz, tiyatro
Sahneye koymak
Bu ramazan geceleri Karagöz oynatacağız.Halide Edip Adıvar
Eş Anlamlılar
15