ürkütmek
Anlamlar
-i
Ürküntü vermek
·
Korkutup kaçırmak
Avcı, elinde ipi silkeleyerek hafif, sanki balıklarını ürkütmek istemiyormuş gibi yavaş yavaş ağını çekiyordu.Memduh Şevket Esendal
·
Herhangi bir etkiyle bitkinin gelişmesini engellemek
mecaz
Bir şeye karşı korkutmak
Karşılarındaki müthiş manzara onları bir saniye bile ürkütmemiştir.Esat Mahmut Karakurt
mecaz
Bir şeye karşı kuşkulandırmak
Ali Rıza Bey hemen kendini topladı. Münasebetsiz bir şey yaparak arkadaşını ürkütmekte mana yoktu.Reşat Nuri Güntekin
Eş Anlamlılar
11