kuru
Anlamlar
sıfat
Suyu, nemi olmayan, yaş ve nemli karşıtı
Yanakları kuruydu fakat gözleri tamamıyla siyah yaştı.Halide Edip Adıvar
·
Yağış almayan veya üzerinde bitki olmayan (yer)
Kuru çöl. Kuru tepeler.
·
Daha sonra kullanılmak için kurutulmuş, taze ve yeşil karşıtı
Evlerin önlerine kuru meşe dallarıyla örtülü çardaklar yapmışlar.Refik Halit Karay
·
Canlılığını yitirmiş (bitki)
Çiçek açmaz kuru bir ağaç, ötmeyi unutmuş bir kuş mu oldum?Halide Edip Adıvar
·
Salgısı olmayan
Kuru öksürük. Kuru egzama.
·
Döşenmemiş, çıplak
Salih Reis, dört kuru duvardan ibaret fukara kapısından gördüğü mavi denize baka baka ölmek istiyordu.Halikarnas Balıkçısı
·
Katıksız, yanında başka şey olmayan (yiyecek)
Kuru çayla karın doyar mı?
mecaz
Etkisi ve sonucu olmayan
Şahsına topluluğun isteğini emanet edenler boş bir riya, kuru bir şeref olsun diye laf etmediler.Ruşen Eşref Ünaydın
mecaz
► sıska
mecaz
Heyecanı, tadı olmayan, tekdüze
Kuru, zevksiz bir hayat.
mecaz
Akıcı olmayan, duygudan yoksun
Kuru bir anlatım.
isim
► kuru fasulye
Eş Anlamlılar
51
Zıt Anlamlılar
5
Kelime ağı & Deyimler
kuru başına kalmakkuru çeşmeden abdest almakkuruda kalmakkuru gayret çarık eskitirkuru hasır (veya kilim) üstünde kalmakkuru laf karın doyurmazkurunun yanında yaş da yanarkuru tahtada kalmakkuru boyakuru çaykuru çayırkuru çeşmekuru derekuru duvarkuru ekmekkuru erikkuru fasulyekuru filtrekuru gürültükuru havakuru iftirakuru incirkurukafakuru kafakuru kahvekuru kalabalıkkuru kayısıkuru kemikkuru köftekuru kuruyakuru kuyukuru lafkuru meyvekuru öksürükkuru pastakuru pilkuru sebzekuru selekurusıkıkuru soğankuru soğukkuru sözkuru tarımkuru temizlemekuru üzümkuru yemişkuru yemişçikuru yükkuru ziraatkara kurutuzu kurukaraca kurucaBeypazarı kurusudut kurusugülkurusugül kurusuinsan kurusukız kurusupiç kurusuyaprakkurusu