sözlük taranıyor…

taze

ta:ze

Köken katmanları

Köken
Farsça tāze

Anlamlar

sıfat
Bozulmamış, bayatlamamış olan
Beyaz peyniri, ekmeğin taze kabuğuna sarıp ağzıma sokuyorum.Yusuf Ziya Ortaç
·
Dinç, yıpranmamış, yorulmamış
Yüzü taze, taravetli ve güzeldi.Memduh Şevket Esendal
·
Kuru olmayan; kuru karşıtı
Ağaçların taze yaprakları akşamın serinliğini emiyormuş gibi duruyordu.Memduh Şevket Esendal
·
► körpe
mecaz
Yeni, zamanı geçmemiş
Orada okuduğum en taze havadis yirmi beş, otuz günlüktü.Halikarnas Balıkçısı
isim, mecaz
Genç kadın
Şu köşede çocuğuyla beraber bir taze oturuyor.Ömer Seyfettin
Zıt Anlamlılar 2

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı