kurtulmak
Anlamlar
nesnesiz
Tehlikeli veya kötü bir durumu atlatmak
Beni musluğa götüren namuslu polisler kurtulduğumu görünce sevindiler.Aka Gündüz
-den
İstenmeyen, sıkıntı veren, hoşlanılmayan bir kimseden, bir yerden, bir durumdan uzaklaşmak
Her gülüşte, ihtiyarlığın içlerine çöktürdüğü birkaç yıldan kurtularak çocuk masumluğuyla güldüler.Halikarnas Balıkçısı
-den
Bir şey bulunduğu veya bağlı olduğu yerden ayrılmak; kopmak
Yüksek dallardaki fazla olgun, ballı şeftaliler, saplarından kurtularak dolgun, yumuşak bir sesle yerlere, çimenler içine durmamacasına yavaş yavaş dökülürdü.Refik Halit Karay
·
Bağını koparıp kaçmak
At kurtulmuş.
mecaz
Hamile kadın tehlikesiz bir biçimde doğum yapmak
Kadın sabaha karşı kurtulmuş.
mecaz
Acı ve eziyet çekmeden veya çekerken ölmek
Eş Anlamlılar
24