sözlük taranıyor…

boşalmak

Anlamlar

nesnesiz
Boş duruma gelmek, içinde veya üzerinde bir şey kalmamak
·
Dışarıya akmak, dökülmek
Kovalar dolup dolup boşalıyor, bostan sulanıp yeşeriyor…Adnan Özyalçıner
·
Bir şey gevşemek, açılmak
Sicim gitgide boşalıyor, gemi hafif yana yatarak pupa gidiyordu.Sait Faik Abasıyanık
·
Memuriyet, makam, kadro vb. açık duruma gelmek; inhilal etmek
Herhangi bir sefer dönüşünde şehit yeniçerilerin boşalan yerlerine devşirme oğlanlar getirilmediği takdirde Yeniçeri Ocağı bir anda kendiliğinden kalkardı.Reşat Ekrem Koçu
·
► boşanmak
·
Cinsel doyuma ulaşmak
mecaz
Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak; deşarj olmak
Derdimle öyle dolmuş ki boşalmadan evine gidemeyecek.Yusuf Ziya Ortaç
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.