kaçırmak
Anlamlar
-i
Kaçmasını sağlamak veya kaçmasına imkân yaratmak
·
Bir işi belirlenen zamanda yapamamak
Maçı kaçırdım.
nesnesiz
Zor kullanarak yanında götürmek; kaldırmak
Kız kaçırmak.
·
Bir daha ele geçmemek üzere yitirmek
Fırsatı kaçırdım.
·
Yararlanamamak
Penaltıyı kaçırdı.
·
Gitmek, kaçmak zorunda bırakmak
Söylene söylene adamı kaçırdı.
nesnesiz, -den
Çalmak, kimsenin haberi olmadan götürmek
İcradan eşya kaçırdılar.
nesnesiz, hukuk
Yasal olmayan yoldan bir ülkeye mal sokmak veya çıkarmak
Uyuşturucu kaçırmak.
·
Ölçüyü, sınırı aşmak, fazlasına gitmek
Kulübün yemeğinde biraz fazlaca kaçırmıştım.Haldun Taner
nesnesiz
Sıvı, gaz vb. sızdırmak
Çakmak, gaz kaçırıyor.
-e
İstemeyerek altını kirletmek
Donuna kaçırmak.
nesnesiz
► delirmek
Zavallı kaçırmış.
·
Bir araç veya aletle iş görürken aracı iyi kullanamama yüzünden kendine veya bir başkasına zarar vermek
Usturayı elimden kaçırdım, yanağımı kestim.
-i, -den
Birini veya bir şeyi göstermemek
Karısını benden kaçırıyor.
spor
Yarışan bir koşucu diğeri tarafından hızla geçilip ara açılmak
spor
Futbol veya basketbolda savunma yaptığı oyuncunun topla yanından geçmesine engel olamamak
Eş Anlamlılar
12