sözlük taranıyor…

çatmak

Anlamlar

-i
Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak
Avlusunda silahlarını çatmış, ayaklarını germiş askerler var.Falih Rıfkı Atay
·
Kereste vb.ni birbirine tutturmak
Kırık tahtaları bir solukta yan yana çattılar.Lâtife Tekin
·
Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek
Koca bir nahiye titreştik, odunsuz yattık / O büyük mektebi gördün ya, kışın biz çattıkMehmet Akif Ersoy
·
Yükü hayvana iki yanlı yüklemek
·
Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak
-e
Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak
Hacı Mustafa bağırıyor, ömründe böyle bir işe çatmadığını söylüyordu.Refik Halit Karay
-e
Yazıyla veya sözle sataşmak
Böyle söyler de sonra yemek biraz azca çıkarsa yahut pek düzgün olmasa aşçıya çatacak gibi olur.Memduh Şevket Esendal
-e
Rastlamak, karşılaşmak
Nerden çattım böylesi bir güzele...Cahit Sıtkı Tarancı
-e, hukuk
Gemiler birbirine çarpmak

Kelime ağı & Deyimler

💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.