takılmak
Anlamlar
nesnesiz
Takma işi yapılmak
O gece üst katla bizim odayı birleştiren merdivenin üstüne koca kapak takıldı.Ayla Kutlu
-e
Bir yere iliştikten veya dokunduktan sonra oradan kurtulamamak
Önünü çok iyi göremeyen hayvanın ayağı bir taşa takıldı.Osman Cemal Kaygılı
-e
Engelle karşılaşıp geçici olarak işlemez duruma gelmek
İğne bir müddetten beri plağın bozuk yerine takılmış, ha babam ha, bir melodiyi tekrar edip duruyordu.Haldun Taner
-e
Bir yerde bir süre kalmak
Yolda bir arkadaşına takıldı.
-e, mecaz
Olumsuz veya aksayan, eksik bir yanını görerek üstünde durmak
Son günlerde bir de usta sözüne takılır oldum.Nezihe Meriç
-e, mecaz
Kızdırmak, üzmek, şaşırtmak amacıyla şaka yollu konuşmak
İstasyon memuru onun şehre seyrek indiğini bildiğinden her seferinde takılır.Haldun Taner
-e
Biriyle, bir toplulukla sık sık birlikte olmak, onlara katılmak
-e
Kahvehane, meyhane vb.ne sık sık gitmek, eğlenmek
-e
Birinin sürekli peşinden gitmek
Eş Anlamlılar
9