sözlük taranıyor…

tutuşmak

Anlamlar

-e
Birbirini tutmak, birbirine ilişip dokunmak
İşlerini bitirdikten sonra kerevette oturur, el ele tutuşur, göz göze dalar, Tanrının verdiklerine, kendilerini birleştirmiş olmasına şükrediyorlardı.Cengiz Dağcı
·
Bir işe başlamak, girişmek
İki ordu bir harbe daha tutuştular.Falih Rıfkı Atay
nesnesiz
Yanmaya başlamak, ateş almak
Bu fenerleri birbirine bağlayan çiçekli askılardaki küçük lambalar tutuştu.Hüseyin Cahit Yalçın
nesnesiz
Kızarmak, kızıllaşmak
Karşı dağlarda tutuşmuş gibi gül bahçeleri / Koyu bir kırmızılık gökten ayırmada yeriYahya Kemal Beyatlı
nesnesiz, mecaz
► telaşlanmak
mecaz
Alev almış olmak, yanmaya başlamak; alışmak
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı

Aradığınız kelimeler otomatik olarak kaydedilir ve internet yokken de açılır.