kızarmak
Anlamlar
nesnesiz
Kırmızı veya ona yakın bir renk almak; alarmak
Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.Peyami Safa
·
Bazı sebze ve meyveler olgunlaşmaya başlamak
Meyveler kızarmadan dalı üstünde soldu / Irmak yatağı kumsal, kırlar dikenlik olduFaruk Nafiz Çamlıbel
·
Utanç, öfke vb. duyguların etkisiyle, kanın yüze hücumu sonucu yüz kırmızı bir renk almak
Nihat, yüzü kızarmış, alçak sesle söylendi.Peyami Safa
·
Yiyecekler tavada kızgın yağ içinde veya ateşte kırmızılaşarak pişmek
Sofrada tarhana çorbası, kızarmış tavuk, bulgur pilavı vardı.Yaşar Kemal
Eş Anlamlılar
19