titremek
Anlamlar
nesnesiz
Küçük ve hızlı salınım hareketleri yapmak; tirildemek
Geçtiği yollarda, incecik ellerine, kahır görmüş köylülerin nasırlı elleri sarıldı, ninelerin dua ile titreyen dudakları dokundu.Hamdullah Suphi Tanrıöver
-den
Kaslar hızlı küçük kasılmalarla sarsılmak
Soğuktan mı titriyordum yoksa heyecandan, üzüntüden mi, bilmem.Sait Faik Abasıyanık
·
Ses kısık ve kesik çıkmak
Gözleri fırlamış, dudakları morarmıştı, elleri titriyor, sedası titriyordu.Ahmet Hikmet Müftüoğlu
·
Çok üşümek
·
Işığın aralıklı olarak gücü azalıp çoğalmak
-den, mecaz
Birinden veya bir şeyden korkmak, korkuya kapılmak
Eş Anlamlılar
12