kesilmek
Anlamlar
nesnesiz
Kesme işi yapılmak; katolunmak
·
Bitkin duruma gelmek, gücü, takati kalmamak, çok yorulmak
Sonunda elleri, ayakları yorgunluktan kesilerek uzanıyorlardı yattıkları hasırlara.Necati Cumalı
·
Gibi olmak, benzemek, dönmek
Senelerden beri hizmetçinin, sütninenin türlü çeşidi ile uğraşa uğraşa insan sarrafı kesilmiş.Reşat Nuri Güntekin
·
Süt, ayran vb. bozulmak, ekşimek
·
Sona ermek
Tam umudumuz kesilecek gibi olup da epey üzüldükten sonra kapı tokmağı tak ederdi.Hüseyin Rahmi Gürpınar
·
Akmamak
Su kesilmek.
·
Akım gelmez olmak
Dışarıdan biri mi geldi de onları söndürdü yoksa şehir cereyanı mı kesilmiş?Reşat Nuri Güntekin
·
Kendinden önceki kelimeyi "olmak" anlamıyla pekiştiren bir fiil
Acele yürümeden nefesi tıkanmış ve heyecandan yüzü kıpkırmızı kesilmiş bir hâlde ihtiyarın yanına girdi.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Son veya aralık verilmek
Okulda cumartesi günleri dersler saat kaçta kesiliyor?Ayla Kutlu
·
Kendini herhangi bir şey gibi göstermek
Üçüncü gün sabahı, o bir kuzu oldu, ben bir iradeli aslan kesildim.Aka Gündüz
·
Tutulmak, kapatılmak
·
► makaslanmak
·
► durmak
Muazzez cevap vermedi ve münakaşa kesildi.Peyami Safa
-den
Yoksun kalmak
Çocuk yiyip içmeden kesildi.Reşat Nuri Güntekin
·
Sünnet olmak
Galip Baba, çeker gider diye çocuk kesilinceye dek böyle yapmayı uygun görmüştü.Muzaffer İzgü
argo
Çok beğenmek, çok hoşlanmak
Eş Anlamlılar
27