kıvrılmak
Anlamlar
nesnesiz
Eğrilip bükülmek
·
Kıvrık bir duruma gelmek
·
Yuvarlak bir biçim almak
·
Dar bir yere büzülerek yatmak
Bulunduğum yerde kıvrılıp yatmanın bir kolayını arıyordum.Yakup Kadri Karaosmanoğlu
·
Dönmek, sapmak
Ben onu görmemişçesine, gözlerimi ileriye dikerek yan yola kıvrıldım.Halit Ziya Uşaklıgil
·
Katlanmak, bükülmek
Annem şişe çekerken kıvrılmış gazete kâğıdıyla yaptığı küçük alevli ısıtıcıları tenimize düşürür, yakardı.Ayla Kutlu
·
Yol dönemeçli, virajlı olmak
Eş Anlamlılar
13