küçük
Anlamlar
sıfat
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro; ufak tefek büyük karşıtı
Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı.Ayla Kutlu
·
Yaşı daha az olan
Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk.Adalet Ağaoğlu
·
Niceliği az olan
Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum.Sait Faik Abasıyanık
·
Niteliği aşağı olan, bayağı
Küçük adam.
·
Geri aşamada
Küçük bir memur.
·
Değersiz, önemsiz
·
Kısık, parlak olmayan (ses)
Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi.Refik Halit Karay
isim
► idrar
isim, mecaz
Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
Eş Anlamlılar
42
Zıt Anlamlılar
1
Kelime ağı & Deyimler
küçük dağları ben yarattım demekküçük düşmekküçük düşürmekküçük görmekküçük köyün büyük ağasıküçükle küçük, büyükle büyük olmakküçük oynamakküçük abdestküçük adKüçük Asyaküçük ayKüçükayıküçükbaşküçük beyküçük boyküçük burjuvaküçük çaplıküçük çaptaküçük dalgaküçük dilküçük gezegenküçük hanımküçük harfküçük Hindistan ceviziküçük kan dolaşımıküçük kargaküçük köprüküçük kumruküçük martıküçük mevlit ayıküçük ortaküçük önermeküçük parmakküçük sakarcaküçük sesli uyumuküçük şalgamküçük tansiyonküçük terimküçük tövbe ayıküçük ünlü uyumusonsuz küçük dizibüyüklü küçüklü