جارٍ البحث في القاموس…

küçük

المعاني

sıfat
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro; ufak tefek büyük karşıtı
Duvar, çeşitli küçük kâğıtlara basılmış resimlerle kaplıydı.Ayla Kutlu
·
Yaşı daha az olan
Zaten galiba en küçük oğlun ölümcül bir hastalığı olduğuna hiçbirimiz inanmak istemiyorduk.Adalet Ağaoğlu
·
Niceliği az olan
Kimseden en küçük bir alaka görmüyordum.Sait Faik Abasıyanık
·
Niteliği aşağı olan, bayağı
Küçük adam.
·
Geri aşamada
Küçük bir memur.
·
Değersiz, önemsiz
·
Kısık, parlak olmayan (ses)
Küçük, tatlı bir sesle kovboy şarkıları söyledi.Refik Halit Karay
isim
► idrar
isim, mecaz
Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse
الأضداد 1

شبكة الكلمات والتعابير

💾 القاموس دون اتصال

0 كلمة محفوظة في الذاكرة المؤقتة

تُحفظ الكلمات التي تبحث عنها تلقائيًا، ويمكنك فتحها دون إنترنت.