sözlük taranıyor…

göz

Anlamlar

isim, anatomi
Görme organı; basar, ayn, çeşm, dide
·
Bazı deyimlerde, görme ve bakma
Gözden geçirmek. Gözden kaybolmak. Göz önünde. Gözü keskin.
·
► oda
Şu fakir mahallede bir göz evim olsaydı / Nasıl sevinç içinde çıkardım şu yokuşuZiya Osman Saba
·
Bakış, görüş
Bu sefer alacaklı gözüyle baktım.
·
► kaynak (I)
Asıl felaket bu pınara sırt çevirmek, bu pınarın gözlerine taş tıkamak değil de ne olurdu?Tarık Buğra
·
Delik, boşluk
İğnenin gözü.
·
► çekmece
Masanın gözleri.
·
Terazi kefesi
·
► nazar
İnsanı gözle yiyip bitirirler.Ömer Seyfettin
·
Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı
Gözüm canım efendim.
·
Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri
Göz aşısı.
·
► hane
Dama tahtasında altmış dört göz vardır.
·
Bazı yaraların uç bölümü
Çıbanın gözü.

Kelime ağı & Deyimler

... gözüyle bakmakgöz (veya gözünün) kuyruğuyla bakmakgöz (veya gözünün) ucuyla bakmakgöz açamamakgöz açıp kapayıncaya kadargöz açtırmamakgöz alabildiğinegöz ardı etmekgöz atmakgözaydına gelmekgözaydına gitmekgözaydın etmekgöz boyamakgöz değmekgözden (veya gözünden) düşmekgözden (veya gözünden) kaçırmakgözden (veya gözünden) kaçmakgözden (veya gözünden) sürmeyi çalmak (veya çekmek)gözden çıkarmakgözden geçirmekgözden gönülden çıkarmakgözden ırak olan gönülden de ırak olurgözden ırak tutmakgözden ırak tutulmakgözden kaybetmekgözden kaybolmakgözden nihan olmakgözden uzaklaşmakgözden uzak tutmakgöz dikmekgöz doldurmakgöz doyurmakgöze almakgöze batmakgöze çarpmakgöze diken olmakgöze gelmekgöze girmekgöze görünmekgöze görünmemekgöze göz dişe dişgöz etmekgöze yasak olmazgöz gezdirmekgöz gördüğünü istergöz göre göregöz görmeyince gönül katlanırgöz gözü görmemekgöz kamaştırmak (veya almak)göz kaş süzmekgöz kesilmekgöz kırpmadangöz kırpmakgöz kırpmamakgöz koymakgöz kulak olmakgözle görülür, elle tutulur hâle gelmekgözleri bayılmakgözleri berraklaşmakgözleri buğulanmak (veya bulutlanmak)gözleri çakmak çakmak (olmak)gözleri çivilenmekgözleri çukura gitmek (veya kaçmak)gözleri dolmak (veya dolu dolu olmak)gözleri dönmekgözleri düğümlenmekgözleri fıldır fıldır etmekgözleri fıldır fıldır olmakgözleri ışıklı (olmak)gözleri ışımak (veya ışıldamak)gözleri kan çanağına dönmek (veya kanlanmak)gözleri kapanmakgözlerinden okumakgözlerinden perde kalkmakgözlerinde şimşek çakmakgözlerine bir ağırlık çökmekgözlerine içirmekgözlerine inanamamakgözlerine mil çekmekgözleri nemlenmekgözlerini (veya gözleri) fal taşı gibi açmakgözlerini bayıltmakgözlerini belertmekgözlerini bitirmekgözlerini devirmekgözlerini duman kaplamakgözlerini hayata açmakgözlerini kaçırmakgözlerinin içi gülmekgözlerinin içine kadar kızarmakgözleri parlamak (veya parıldamak)gözleri sulanmakgözleri süzülmekgözleri şıldır şıldır dönmekgözleri şimşeklenmekgözleri takılıp kalmakgözleri velfecri okumakgözleri yaşarmakgözleri yuvalarından (veya evinden) fırlamak (veya uğramak)gözle yemekgöz süzmekgöz ucuyla görmekgöz ucuyla süzmekgözü (veya gözleri) (bir şeyde veya bir şeyin üzerinde) olmakgözü (veya gözleri) açılmakgözü (veya gözleri) dönmekgözü (veya gözleri) kamaşmakgözü (veya gözleri) kararmakgözü (veya gözleri) kaymak (veya kaçmak)gözü (veya gözleri) okşamakgözü (veya gözleri) takılmakgözü (veya gözleri) üstünde kalmakgözü akmakgözü alışmakgözü almamakgözü arkada kalmakgözü bulanmakgözü büyükte olmakgözü çıkasıcagözü dalmakgözü değmekgözü doymakgözü dönesigözü dumanlanmakgözü dünyayı görmemekgözü gibi bakmak (veya saklamak veya esirgemek veya sakınmak)gözü gibi sevmekgözü gitmekgözü gönlü açılmakgözü görmemekgözü görmez olmakgözü göz değilgözü hiçbir şey görmemekgözü ısırmakgözü ilişmekgözü kalmakgözü kesmekgözü kesmemekgözü kızmakgözü korkmakgözü kör olsungözüm!gözüm çıksın (veya kör olsun)gözüm görmesingözün ... görsüngözün aydın!gözündegözünde (veya gözlerinde) şimşek (veya şimşekler) çakmakgözünde büyümekgözünde büyütmekgözünde kan tütmekgözünden (veya gözlerinden) uyku akmakgözünden (veya gözlerinden) yaş (veya yaşlar) boşanmakgözünden kıskanmakgözünden sakınmakgözünde olmamakgözünde tütmekgözüne (veya gözlerine) bakmakgözüne batmakgözüne çarpmakgözüne diken olmakgözüne dizine dursungözüne girmekgözüne hiçbir şey görünmemekgözüne ilişmekgözüne karasu inmekgözüne kestirmekgözüne sokmakgözüne uyku girmemekgözünü ... hırsı bürümekgözünü (veya gözlerini) açmakgözünü (veya gözlerini) dikmekgözünü (veya gözlerini) duman bürümekgözünü (veya gözlerini) kan bürümekgözünü (veya gözlerini) kapamakgözünü (veya gözlerini) kırpmadangözünü (veya gözlerini) oymakgözünü açmakgözünü açmakgözünü açmakgözünü ağartmakgözünü alamamakgözünü almakgözünü ayırmamakgözünü bağlamakgözünü çıkarmakgözünü daldan budaktan (veya çöpten) esirgememek (veya sakınmamak)gözünü doyurmakgözünü dört açmakgözünü gözüne dikmekgözünü hırs bürümekgözünü karartmakgözünü kin bürümekgözünü korkutmakgözünün (veya gözlerinin) içine bakmakgözünün bebeği gibi sevmekgözünün çapağını silmedengözünün feri sönmekgözünün içine baka bakagözünün önünden ayırmamakgözünün önüne gelmekgözünün önünü görmemekgözünün üstünde kaşın var dememekgözünün yaşına bakmamakgözünü sevda (veya aşk) bürümekgözünü sevdiğimgözünü seveyimgözünü toprak doyursungözünü üstünden ayırmamakgözünü yıldırmakgözünü yummakgözünü yummakgözü olmakgözü olmamakgözü sönmekgözü su içmemekgözü tanede olan kuşun ayağı tuzaktan kurtulmazgözü toprağa bakmakgözü tutmakgözü uyku tutmamakgözü yememekgözü yılmakgözüyle (veya gözleriyle) tartmakgözüyle görmekgöz var, izan vargöz yıldırmakgöz yummakgöz yummamakgöz açıklığıgöz akıgöz alıcıgözaltıgöz altıgöz aşısıgöz aşinalığıgöz bağıgöz bağıcıgöz bankasıgöz banyosugöz bebeğigöz bilimigöz boncuğugöz çukurugözdağıgözdemirigöz dikeğigöz dişigöz doktorugöz emeğigöz erimigöz etçiğigözevigöz gözgöz gözegöz hakkıgöz hapsigöz kadehigöz kamaştırıcıgöz kapağıgöz kararıgöz kesesigöz kuruluğugöz memesigöz merceğigöz nurugöz önügöz penceregöz pınarıgöz sevdasıgöz taşıgözyaşıgöz yoklamasıgöz yordamıylagöz yuvarıgöz yuvasıgöz zarı yangısıgöze gözgözü açgözü açıkgözü bağlıgözü dışarıdagözü doymazgözü gönlü tokgözü kapalıgözü karagözü keskingözü pekgözü sulugözü tokgözü yoldagözü yüksektegözümün nuruaçgözaçıkgözaltıngözaynagözcamgözcam gözcingözçakır gözçekik gözdört gözeski göz ağrısıgümüş gözilk göz ağrısıkaragözKaragözkem gözkene gözkötü gözlokma gözmühür gözparagözpatlak gözpetek gözsarıgözsulu gözsüzgün göztepegözuyur gözyalıngözyüz gözbalıkgözüdevegözühorozgözükartalgözükedigözükemer gözükoltuk gözükoyungözükuşgözümalın gözümandagözüöküzgözüpalamar gözüsığırgözütorpido gözüturnagözütütsü gözügündüz gözüyleçıplak gözlebu gözlehalkalı gözlertepegözler
💾 Çevrimdışı Sözlük

0 kelime önbellekte kayıtlı