searching the dictionary…

tutunmak

Meanings

-e
Tutup bırakmamak, dayanmak, sarılmak veya asılmak
Evinin bahçesinin kapısını açtım ve kapanmayan panjurlarına tutunarak odasına girdim.Memduh Şevket Esendal
nesnesiz
Aynı yerde ve durumda kalmak, direnmek, dayanmak
Düşman ordusu ordumuz karşısında tutunamadı.
nesnesiz
Kendini kabul ettirmek, kendine bir yer sağlamak
Hafif peltek, bozuk diksiyonuyla tiyatroda tutunamazdı.Necati Cumalı
nesnesiz
Kendi üzerine koymak, kullanmak
Yaşmak tutunmak. Sülük tutunmak.
·
Uyum sağlayıp kalmak
mecaz
Dayanmak, güvenmek

Word web & idioms

💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.