searching the dictionary…

tıkamak

Meanings

-e, nesnesiz
Bir şeyin ağzını, deliğini, içine konulan veya dışarıdan uygulanan bir nesneyle kapamak; berkitmek
Ahmet kızın ağzına bir mendil tıkadı.Sait Faik Abasıyanık
-i
Yol, su, geçit vb. şeyleri bir engelle işlemez, akmaz, geçilmez duruma getirmek
💾 Offline dictionary

0 words saved in the cache

Words you search for are saved automatically and open without internet.